2018 yılı SGK Yurtdışı Borçlanma Genelgesi Yayımlandı mı?

Tarafından   Aralık 6, 2017

2018 yılı SGK Yurtdışı Borçlanma Genelgesi yayımlandı mı?

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI  Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü

Yurtdışı Borçlanma ve Tahsis İşlemleri Daire Başkanlığı

 

SAYI   : B.13.2.SGK.0.10.07.01 / 01- 031- 3119                                           02/01/2009

KONU : Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması

ve Değerlendirilmesi

GENELGE

2008/115

Bilindiği üzere, 08/05/2008 tarihli ve 26870 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 17/04/2008 tarihli ve 5754 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” un 79 uncu maddesi ile 08/05/1985 tarihli ve 3201 sayılı “Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun” un getirdiği uygulama değişiklikleri, 22/05/2008 tarih ve 2008/44 sayılı Genelge ile duyurulmuştur.

Bu kez, “Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik” 06/11/2008 tarih ve 27046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup, söz konusu Yönetmelik gereğince uygulamada meydana gelen değişiklikler ile 3201 sayılı Kanun uygulamasında tespit edilen tereddütlü hususlara ilişkin açıklamalar aşağıda yapılmıştır.

Bu Genelgede geçen “Kanun” ibaresi, 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun ve bu Kanunun ek ve değişikliklerini, “Yönetmelik” ibaresi 06/11/2008 tarih ve 27046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliği ifade eder.

 

A- BORÇLANMA KAPSAMINDAKİ SÜRELER

 

Kanunun 1 inci maddesinde yurtdışında geçen sigortalılık süreleri, bu süreler arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile ev kadını olarak geçen sürelerin değerlendirileceği öngörülmüş olup, bu maddede geçen “sigortalılık süresi” ve “işsizlik süresi” Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde tanımlanmıştır.

  • Sigortalılık Süresi

Yönetmeliğe göre sigortalılık süresi deyiminden, borçlanma kapsamındaki sürenin bulunduğu ülke mevzuatına göre ikamet süreleri hariç, çalışılmış yada çalışılmış süre olarak kabul edilen süreler anlaşılmalıdır.

Çalışılmış olarak kabul edilen süreler, ilgili ülke mevzuatına göre fiilen çalışılmadığı halde çalışmaya eşdeğer süre olarak kabul edilip, hizmet cetvellerinde eşdeğer süre olarak gösterilen, aylığa hak kazanmada ve aylık hesabında değerlendirilen sürelerdir.

İlgili ülke mevzuatına göre çalışılmış veya eşdeğer süre olarak kabul edilen ikamet sürelerinin, çalışılmış süre olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığından, borçlandırılması mümkün değildir. İkamet süresini aylık bağlama esnasında değerlendiren ülkelerde bulunan vatandaşlarımızın, borçlanma müracaatlarında prime dayalı olarak devam ettikleri sisteme ilişkin hizmet cetvellerini ibraz etmeleri gerekmektedir. Bu ayırımın yapılamadığı ülkelerdeki hizmetlerini borçlanmak isteyen vatandaşlarımız bulundukları ülkelerdeki temsilciliklerimizden alacakları sigortalılık sürelerini gösterir belgeyi ibraz edeceklerdir.

Bu durumda, borçlanmaya esas hizmet cetvellerinde bildirilen çalışma süreleri ve bu çalışma sürelerine eşdeğer sürelerin tamamı, başvuru sahibinin kısmi borçlanma hakkı saklı kalmak kaydıyla borçlanma kapsamında değerlendirilebilecektir.

  • İşsizlik Süresi

İşsizlik süresi ibaresi, ilgili ülke mevzuatına göre çalışma süreleri ile bu çalışma sürelerine eş değer süreler haricinde o ülkede geçen süreyi ifade eder.

Ancak, Kanuna göre işsizlik sürelerinin tamamının borçlanma kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığından, sigortalılık süreleri arasında veya sonunda her birinde olmak kaydıyla bir yıla kadar olan yurtdışında geçen işsizlik süreleri borçlandırılacaktır. İkamet süreleri ve boşta geçen süreler de bu kapsamda değerlendirilecektir.

  • Ev Kadını Olarak Geçen Süre

 Yurtdışında ev kadını olarak geçen süreler, medeni durumlarına bakılmaksızın kadınların, sigortalılık süreleri haricinde yurtdışında bulundukları süreleri ifade eder. Bu süreler işsizlik süresi veya boşta geçen süreler kapsamında değerlendirilmeyecek, borçlanma talebinde bulunanların yurtdışında ev kadını olarak geçen sürelerinin diledikleri kadarı borçlandırılacaktır.

Ev kadınlığı süreleri, bu genelgenin (B/3) bölümünde belirtilen şekilde belgelenecek ve borçlanma başvurusunun yapılacağı birim ile borçlanılan sürelerin 5510 sayılı Kanuna göre hangi sigortalılık haline göre değerlendirilmesi gerektiği hususunda (Ç) bölümündeki açıklamalara özellikle dikkat edilecektir.

  • Borçlandırılmayacak Süreler

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde borçlanma kapsamında değerlendirilmeyen süreler belirlenmiştir. Buna göre;

  1. a) 18 yaşın doldurulmasından önce yurtdışında sigortalı, işsizlik ve ev kadını olarak geçen süreler,

b)Türk vatandaşlığının kazanılmasından önce veya Türk vatandaşlığının kaybedilmesinden sonra yurtdışında sigortalı, işsizlik ve ev kadını olarak geçen süreler,

  1. c) İkili sosyal güvenlik sözleşmelerine göre kendilerine kısmi aylık bağlanmış olanların yurtdışında geçen sigortalılık süreleri arasında ve bu sürelerin bitim tarihinden sonraki işsizlik süreleri ve ev kadını olarak geçen süreler,

ç) Sosyal güvenlik kanunlarına göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları kapsamında geçen sürelerle çakışan yurtdışı süreleri,

borçlandırılmayacaktır.

Yukarıdaki (ç) maddesi ile ilgili olarak;

(1) Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde iş üstlenen Türk işverenler tarafından yurtdışına götürülen Türk işçilerinin çalışma süreleri,

(2) Türkiye’deki sosyal güvenlik kanunlarına göre yurtiçinde isteğe bağlı sigortaya prim ödenen sürelerde bu ülkelerde geçen sigortalılık veya ev kadını olarak geçen süreler,

de borçlanma kapsamında sayılmayacaktır.

Bu durumda, yukarıdaki ikinci paragrafta belirtilen yurtdışı sürelerinde Türkiye’de malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmişse, borçlanma yoluyla ikinci kez mükerrer prim alınarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığından bu süreler borçlanma kapsamı dışında tutulacaktır. Ancak bu sürelerde Türkiye’de malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödenmemişse başvuru halinde borçlanma kapsamında değerlendirilebilecektir.

B- BORÇLANILACAK SÜRELERİN BELGELENDİRİLMESİ

Kanunun 1 inci maddesinde belirtilen borçlanma isteğinde bulunulan yurtdışı sürelerinin belgelendirilmesi mecburiyeti, Yönetmeliğin 8 inci maddesinde düzenlenmiştir.

Buna göre, borçlanma başvurusunda bulunanlar, yurtdışında geçen ve borçlanmaya esas olacak sürelerine ait Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde belirtilen belgelerden durumlarına uygun olanını, Kuruma ibraz etmekle belgelendirme mecburiyetlerini yerine getirmiş olurlar.

Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde ise borçlanma için Kuruma ibraz edilmek suretiyle belgelendirme mecburiyetine ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlayan belgeler; sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde, sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde ve ülke ayrımı yapılmadan ev kadını olarak geçen sürelere ilişkin olmak üzere üç grupta toplanmıştır. 

  • Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Akdedilen Ülkelerde Geçen Sürelere Ait Belgeler

Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkelerde geçen sigortalılık veya işsizlik sürelerinin borçlanılabilmesi için;

  1. a) Çalışılan ülkede bağlı bulunulan sigorta merciinden alınacak hizmet cetveli veya sigorta kartlarından,
  2. b) Sigortalıların çalıştıkları işyerlerinin resmi kuruluşlara ait olması veya resmi kuruluşlarca yada kamu kurumu olarak kabul edilen kuruluşlarca düzenlenmesi halinde, belgelerin ayrıca tasdikine gerek kalmaksızın; çalışılan ülkede işyerinin ait olduğu belediyelerce düzenlenmiş hizmet belgeleri, vergi dairelerince çalışılan sürelere ilişkin düzenlenmiş belgeler, iş bulma kurumlarınca işsizlikte geçen sürelere ilişkin verilen belgeler, ilgili meslek kuruluşları veya birliklerince veya diğer resmi kuruluşlarca verilen hizmet belgelerinden,
  3. c) Yurtdışında kendi adına ve hesabına çalışanların bağlı oldukları vergi dairesi, ilgili meslek kuruluşu veya birliklerince verilen hizmet belgesinden,

ç) Bulunulan ülkelerdeki Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikler gibi temsilciliklerden alınacak ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgelerinden,

durumlarına uygun olan belgenin Kuruma ibraz edilmesi gerekir.

  • Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Akdedilmemiş Ülkelerde Geçen Sürelere Ait Belgeler

Sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmemiş ülkelerde geçen sigortalılık veya işsizlik sürelerinin borçlanılabilmesi için;

  1. a) Bulunulan ülkelerdeki Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikler gibi temsilciliklerden alınacak ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgelerinden,
  2. b) Yurtdışında çalıştıkları işyerlerinden alacakları hizmet sürelerini gösterir bonservisleri ile birlikte pasaportlarında bulunan çalışma izinlerinin tercümelerinden,
  3. c) Gemi adamları, çalıştıkları geminin bayrağını taşıdıkları ülkelerde bulunan Türk konsoloslukları, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri veya ataşelikler gibi temsilciliklerinden alacakları ve yurtdışı borçlanma için kullanılacağı belirtilen hizmet belgelerini veya işyerlerinden alacakları sigortalılık sürelerini gösterir bonservisleri ile gemilerde çalıştıklarını gösterir belgelerde kayıtlı bulunan çalışma izinlerinin tercümeleri yada pasaportlarında çalışma süreleri ile örtüşen giriş-çıkış tarihlerini gösterir sayfaların örneklerinden,

durumlarına uygun olan belgenin Kuruma ibraz edilmesi gerekir.

3- Ev Kadını Olarak Geçen Sürelere Ait Belgeler

Ev kadını olarak geçen süreler, ev kadınlarının yurtdışında oturduklarına dair alacakları ikamet belgesinin;

  1. a) Türkiye’de yeminli tercüme bürolarınca veya yurtdışında bulunan Türk temsilciliklerince akredite edilmiş tercümanlarca yapılmış ve ilgili temsilcilikçe onaylanmış tercümesinden,
  2. b) Çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlik veya ataşeliğinin bulunduğu Türk temsilciliklerince ikamet belgesine istinaden düzenlenecek belgeden,
  3. c) Yukarıdaki (a) ve (b) de belirtilen ikamet belgesi temin edilemiyorsa yurtdışına çıkış ve yurda giriş tarihlerinin, fotoğraf ve künye bilgilerinin bulunduğu pasaport sayfalarının fotokopisi yada emniyet müdürlüklerinden alacakları yurda giriş-çıkış çizelgesinden,

biri ile belgelenmesi gerekir.

C – BORÇ MİKTARININ TESPİTİ VE BORCUN TEBLİĞ TARİHİ

Kanunda, borç miktarının tespitinde borçlanma isteğine dair dilekçenin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihin esas alınacağı kuralına yer verilmiştir.

Kanundaki bu düzenleme, Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında borçlanma tutarının tespitinde, adi posta veya kargo yoluyla veya Kuruma doğrudan yapılan yazılı başvurularda Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesinin Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarihin esas alınacağı şeklinde yer almıştır. Ayrıca, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta olarak gönderilen yurtdışı borçlanma taleplerinde, dilekçenin postaya verildiği tarihin Kuruma intikal tarihi olarak kabul edileceği öngörülmüştür.

Buna göre, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta olarak gönderilen yurtdışı borçlanma taleplerinde borç tutarı, dilekçenin Kuruma intikal tarihi yerine postaya verildiği tarihteki prime esas kazancın alt ve üst sınırları dikkate alınarak, başvuru sahibince belirlenen prime esas kazanç üzerinden hesaplanacaktır.

Diğer taraftan, Kanunun 4 üncü maddesinde tahakkuk ettirilen borç tutarının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

22/05/2008 tarihli ve 2008/44 sayılı Genelge’de, 08/05/2008 tarihinden sonra yapılan borçlanma işlemlerinde tahakkuk ettirilen borç tutarının ilgiliye iadeli taahhütlü olarak tebliğ edileceği ve posta alındısının ilgiliye teslim edildiği tarihin borcun tebliğ tarihi olarak kabul edileceği belirtilmiş, benzer düzenlemeler Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde de yer almıştır.

Ancak, iadeli taahhütlü kartların herhangi bir sebeple Kuruma iade edilmemesi yada iade edildiği halde bu kartların bulunamaması hallerinde, söz konusu düzenlemelerde bir açıklama yer almadığından, yapılacak işlemde tereddüt oluştuğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, aşağıdaki açıklamalara gerek duyulmuştur:

1- Borcun ilgiliye tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde borç ödenmişse, yazının tarihi borcun tebliğ tarihi olarak kabul edilecektir.

2- Borcun ilgiliye tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç aydan fazla süre geçmiş ve borçlanma sahibi ödeme yapmış ise öncelikle PTT ile yapılacak yazışma sonucunda mektubun ilgiliye tebliğ tarihi sorulacak, PTT’nin bildirdiği tarihten sonraki üç aylık süre içerisinde yapılacak ödeme zamanında yapılmış sayılacaktır.

3- PTT’nin tebliğ tarihini bildirememesi halinde, üç aylık sürenin başlangıcı, borcun tebliğine ilişkin mektubun tarihine 15 gün ilave edilmek suretiyle tespit edilecek ve bu tarihten itibaren üç aylık süre içerisinde yapılacak ödemeler geçerli sayılacak, bu şekilde tespit edilecek üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonraki ödemeler ise geçersiz sayılacaktır.

Diğer taraftan, tebliğ mektubunun ilgililere teslim edilememesi nedeniyle Kuruma iade edilmesi halinde, adresin doğru olup olmadığı ile ilgili kontrol neticesinde;

1- Tebliğ mektubuna yazılan adresin yanlış olduğu tespit edildiği takdirde, tahakkuk ettirilen aynı borç iadeli taahhütlü olarak yeniden tebliğ edilecektir.

2- Tebliğ mektubuna yazılan adresin doğru olduğu tespit edildiği takdirde, borcun ilgiliye tebliğine ilişkin yazının Kurumdan gönderildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ilgilinin müracaatı üzerine aynı borç yeniden tebliğ edilecek, yeniden müracaat üç aylık süreden sonra yapılmış ise önceki borçlanma işlemi geçersiz sayılacak yeni borç tahakkuku yeni talep tarihinde geçerli olan prime esas kazancın alt ve üst sınırları arasında seçilecek olan kazanç üzerinden gerçekleştirilecektir.

Ç- BORÇLANILAN SÜRELERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile Yönetmeliğin 5 inci maddesine göre 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra son defa bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bendi kapsamında çalışması bulunanlar ile Türkiye’de hiçbir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi çalışması bulunmayanların yurt dışında geçen süreleri, Kurumumuza borçlanılabileceğinden bu durumdaki borçlanma başvurularının Kurumumuzun 22/05/2008 tarih ve 2008/44 sayılı Genelge’de belirtilen birimine yapılması zorunludur.

Ancak, son defa 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen çalışmaları bulunanların yurt dışı süreleri anılan madde kapsamındaki ilgili sandıkça borçlandırılacağından, bu kimselerin Kurumumuza yaptıkları borçlanma başvuruları ilgili sandığa intikal ettirilecektir. Aynı şekilde, Kurumumuzun yetkisi dahilinde olan borçlanma başvuruları da, bu yetkiye sahip olmayan başka bir birime yapılmışsa başvuru dilekçelerinin en kısa sürede 22/05/2008 tarih ve 2008/44 sayılı Genelge’nin (B/2) maddesinde belirtilen yetkili birime intikalinde gerekli özen gösterilecektir.

Diğer taraftan, yurtdışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Kanuna göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesine ilişkin Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile Yönetmeliğin 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında; Türkiye’de sigortalılık varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılık yoksa 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edileceği hükme bağlanmıştır.

Bu düzenlemede, borçlandırılan sürenin niteliğinden söz edilmeden hangi sigortalılık kapsamında değerlendirileceği Türkiye’de çalışmanın bulunması yada bulunmamasına bağlanmıştır. Bununla birlikte, bazı ünitelerimizce, ev kadını olarak geçen sürelerin Bağ-Kur’ca borçlandırılacağı ve bu şekilde borçlandırılan sürelerin Bağ-Kur kapsamında geçen bir hizmet olarak değerlendirileceğine ilişkin Kanunun 5754 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki şeklinde yer alan hükmünün, 08/05/2008 tarihinden sonra da uygulandığı tespit edilmiştir.

Yeniden vurgulamak gerekirse, yurtdışında ev kadını olarak geçen süreler de, Türkiye’de Kurumumuza tabi sigortalılık varsa; borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre ilgili birimce borçlandırılacak ve borçlandırılan süreler en son sigortalılık haline göre, Türkiye’de sigortalılık yoksa 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak değerlendirilecektir.

Bu açıklamalara göre, son defa;

1- 506 veya 2925 sayılı kanunlara yada 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı hizmeti bulunanların yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri, ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince borçlandırılacak ve borçlandırılan süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi,

2- 1479 veya 2926 sayılı kanunlara tabi yada 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı hizmeti bulunanların yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri, ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince borçlandırılacak ve borçlandırılan süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,

3- 5434 sayılı Kanuna tabi yada 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen hizmeti bulunanların 2008 yılı Ekim ayı başından önce veya sonra yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri, Kamu Görevlileri Tahsis İşlemleri Daire Başkanlığınca borçlandırılacak ve borçlandırılan süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi,

4- İlk defa 2008 yılı Ekim ayı başından sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların bu tarihten önce yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri, Kamu Görevlileri Tahsis İşlemleri Daire Başkanlığınca borçlandırılacak ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,

5- Türkiye’de sigortalı hizmeti bulunmayanların yurtdışında ev kadını olarak geçen süreleri, ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince borçlandırılacak ve borçlandırılan süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi,

kapsamında geçmiş bir hizmet olarak kabul edilecektir.

5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilen yurtdışı sürelerine ait borçlanma işlemleri hariç olmak üzere, yurtdışı borçlanma işlemlerinin genel kuralın aksine sehven farklı birimce borçlandırılarak farklı sigortalılık haline göre geçmiş hizmet olarak değerlendirilmesi halinde, borçlanma işlemi iptal edilmeyerek, sürelerin olması gereken sigortalılık statüsüne aktarılması sağlanacaktır. Ancak, yapılan borçlanma işlemi, borçlanmanın yapıldığı programdan silinerek, aynı talep tarihi itibariyle diğer statüye mal edilmek üzere borçlanma işlemi yeniden yapılacaktır.

Borcun ödenmesinde her iki statüde aynı banka hesap numarası kullanılıyor ise ödenen borç miktarı sehven işlenen borçlanma programından silinerek, aynı ödeme tarihi ile diğer borçlanma programına işlenecek, borcun ödenmesi için her iki statüde farklı banka hesap numarası kullanılıyor ise ödenen borç miktarının hesaplar arası transferi Kurum tarafından gerçekleştirildikten sonra ilk ödeme tarihi ile yeni statülerine göre borç tahakkuk işlemleri yapılacaktır.

Diğer taraftan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilen yurtdışı sürelerine ait borçlanma işlemlerinin sehven 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında kabul edilen yurtdışı sürelerine ait borçlanma işlemlerinin sehven 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında borçlandırılmış olanların, borçlanma işlemi iptal edilecektir.

İptal edilen borçlanma işlemine ait başvuru belgeleri, borçlanma talebi geçerli sayılarak yeniden borçlanma işlemi tesis edilmek üzere, borçlanmanın yapılacağı statüye göre belirlenen Kurumun ilgili birimine yada diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına (506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklar) gönderilecektir.

D- AYLIK BAĞLANMASINA İLİŞKİN İŞLEMLER

 

  • Aylık Bağlama Şartları

 

Kanunun 6 ncı ve Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde Kanuna göre borçlandırılan sürelere istinaden hangi şartlarla aylık bağlanacağı belirlenmiştir. Buna göre; aylık tahsisi için yurda kesin dönülmüş olması, tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması, 5510 sayılı Kanunla mülga kanunların yürürlükteki hükümlerine veya sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmış olması ve Kuruma yazılı başvuruda bulunulması şarttır.

  1. a) Yurda Kesin Dönüş Yapmak

Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesine göre “kesin dönüş” ibaresi, aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade etmektedir.

Bu tanımda geçen “sosyal sigorta ödeneği” deyiminden, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödenekler anlaşılmalıdır.

“Sosyal yardım ödeneği” ibaresi ise Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde tanımlanmış olup, bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlamını taşımaktadır.

Aylığa hak kazanılmasına engel teşkil eden her iki ödeneğin ortak özelliğinin ikamete dayalı olmasıdır. Diğer bir anlatımla, ilgilinin ikametini Türkiye’ye nakletmesi ile kesilen ödenekler Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, ikamet şartına bağlı olmayan bu nitelikteki sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği alanlara diğer şartlarla aylık bağlanabilecektir.

Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin yedinci fıkrasında “Bu yönetmeliğin uygulamasında, evli yada birlikte yaşayan çiftler için ödenen sosyal yardımlar her iki eş içinde ödeniyor gibi kabul edilir” hükmü ile sosyal yardım kavramı genişletildiğinden yurtdışında borçlanma kapsamında süreleri bulunanların eşlerinin sosyal yardım niteliğinde ödenek alması durumunda yurda “kesin dönüş” şartı gerçekleşmeyecek ve bu durumda olanlara yaşlılık ve malullük aylığı bağlanmayacaktır.

Kesin dönüş şartının tespitinde sosyal sigorta kurumları tarafından sosyal sigorta ödeneklerine ilave olarak yada sigorta ödeneği olarak ödenen prim karşılığı olmayan ödenekleri sosyal yardım kapsamında değerlendirilmeyecektir.

Bu açıklamalardan sonra özetlemek gerekirse, Kanuna göre yurtdışı sürelerini borçlananlara aylık bağlanmasında, öncelikle yurtdışındaki çalışmaları ile varsa ikamete dayalı   sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneklerinin sona ermesi şartı aranacak, kesin dönüş ifadesi hiçbir şekilde mutlak anlamda kullanılmak suretiyle yurtdışında bulunduğu ülkeden Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurtdışına çıkış yapmama şeklinde değerlendirilmeyecektir. Yurtdışında çalışmalarını sürdürdüğü veya yukarıda açıklanan ikamete dayalı sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği almaya devam ettiği tespit edilenlere aylık bağlanmayacaktır.

  1. Borcun Tamamını Ödemek

Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde “Borcun tamamının ödenmesi” ibaresi, aylık talep tarihinden önce en az aylığa hak kazanmaya yetecek süre karşılığı ödenen miktar olarak tanımlanmış, 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasında ise üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden sürenin geçerli sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Her iki Yönetmelik hükmü birlikte değerlendirildiğinde “Borcun tamamının ödenmesi” ibaresinin mutlak anlamında kullanılarak, aylık bağlanması için tebliğ edilen borcun tamamının ödenmesi şartının aranmasına imkan bulunmamaktadır.

Bu durumda, aylığa hak kazanmaya yetecek prim gün sayısına isabet eden miktarda ödeme yapılması, bu şartın yerine getirilmesinde yeterli olacaktır. Aylık bağlamaya yetecek prim gün sayısı kadar ödeme yapmayanlara aylık bağlanmayacaktır.

  1. Sosyal Güvenlik Kanunlarına Göre Aylığa Hak Kazanmak

                                                                                                                                                                                                                                                         

          Bilindiği gibi, Kanuna göre borçlandırılan yurtdışı süreleri ülkemizde yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmasında değerlendirilmektedir.

Kurumumuz yönünden “sosyal güvenlik kanunları” deyiminden 5510 sayılı Kanunun uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından (özel sektörde çalışanlar için 01/10/2008, kamu sektöründe çalışanlar için 15/10/2008) önce yapılan tahsis başvuruları için 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı kanunlar, bu ay başından sonra yapılan veya yapılacak tahsis başvuruları için ise 5510 sayılı Kanun anlaşılmalıdır.

Bu nedenle, gerek 08/05/2008 tarihinden önce, gerek bu tarihten sonra yurtdışı sürelerini borçlanıp 2008 yılı Ekim ayı başından önce tahsis başvurusunda bulunanların aylığa hak kazanma şartları 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanun hükümlerine, 2008 yılı Ekim ayı başından sonra tahsis başvurusunda bulunanların aylığa hak kazanma şartları ise 5510 sayılı Kanun hükümlerine ve bu Kanunla mülga kanunlara göre belirlenecektir.

Buna göre, 08/09/1999 tarihinden önce sigortalı olanlar için 5510 sayılı Kanunla mülga sosyal güvenlik kanunlarında 4447 sayılı Kanunla düzenlenen emeklilikte kademeli geçiş sürecine ilişkin maddeler yürürlükte bırakıldığından, bunlardan yurtdışı sürelerini borçlananların aylığa hak kazanma şartları da sosyal güvenlik kanunlarının ilgili geçici maddesi hükmüne göre tespit edilecektir.

5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin son fıkrasında; 2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına yada sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanunun, mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunacağı öngörülmüştür.

Bu düzenlemeye göre, sigortalılıkları 2008 yılı Ekim ayı başından önce başlayan ve Kanuna göre tahsis talebinde bulunanlardan birden çok sosyal güvenlik kurumlarına yada sigortalılık haline tabi hizmeti olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları son yedi yıllık fiili hizmet içinde en fazlasının geçtiği, eşit olması halinde son defa tabi olduğu, malullük ve ölüm aylığına hak kazanma koşulları ise son defa tabi olduğu, mevzuata göre belirlenecektir.

  1. Kuruma Yazılı Başvuruda Bulunmak

Yönetmeliğin 13 üncü maddesi ile borçlandıkları yurtdışı sürelerine istinaden tahsis talebinde bulunanlardan istenilecek belgeler belirlenmiştir.

Buna göre; tahsis talebinde bulunanlardan başvuru sırasında 18/11/2008 tarihli ve 2008/96 sayılı Genelge eki “Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi” ve örneği 06/11/2008 tarih ve 27046 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik gereğince Kurumca hazırlanan bu Genelge eki   “3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi” ile yurtdışında çalıştıkları işten ayrıldıklarını, yurtdışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneğinin sona erdiğini gösterir bir hizmet belgesi alınacaktır.

Bu güne kadar yapılan uygulamalarda aylık talebinde bulunanların çalıştıkları işyerinden ayrıldıklarını, yurtdışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım

ödeneğinin sona erdiğini gösterir belgeyi temin etmelerinde karşılaştıkları zorluklar dikkate alınarak yurtdışından ve kesin dönüş yaparak yurtiçinden aylık talebinde bulunanlardan belge temin edilmesi konusunda aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir:

(1) Yurtdışından borçlandıkları yurtdışı süreleri ile aylık talebinde bulunacak olanların güncel tarihte düzenlenmiş, bu Genelgenin (B/1, 2 ve 3) maddesinde belirtilen belgelerden birini ibraz etmeleri gerekecektir. Hizmet belgesi, tahsis talep tarihinden önceki bir ay içinde düzenlenmişse güncel tarihli belge olarak kabul edilecektir.

(2) 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesinde Türkiye’ye kesin dönüş yaptıklarını beyan ederek borçlandıkları yurtdışı süreleri ile aylık talebinde bulunacak olanların yurtdışı sürelerini gösterir hizmet belgesini ibraz etmeleri yeterli görülecek ve bunlardan bu belgelerin güncel tarihli olması talep edilmeyecektir.

Aylık talebi başvurularında bizzat müracaat etme şartı aranmayacak, Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi ve 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesinin usulüne uygun doldurulup imzalandıktan sonra Kurumun ilgili ünitesine doğrudan başvuru yapılabileceği gibi, yurtiçi veya yurtdışından posta yolu ile de gönderilebilecektir.

Aylık talep tarihinin tespitinde, adi posta veya kargo yolu ile Kuruma doğrudan yapılan yazılı başvurularda aylık talep dilekçesinin Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınacaktır. Taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta olarak gönderilen talepler de ise dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal tarihi olarak kabul edilecektir.

Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi dışında aylık talebine dair yazılı bir dilekçe ile yapılan başvurular da kabul edilecektir. Ancak, bu durumda başvuru sahiplerinden Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi ve verilmemiş ise 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi gönderilecek, varsa diğer eksik bilgi ve belgelerin temini cihetine gidilecektir. Bu durumda ilk yazılı başvuruya ait dilekçenin tarihi, tahsis talep tarihi olarak kabul edilecektir.

Doğrudan veya posta yolu ile tahsis talebinde bulunmakla birlikte, 12/07/2007 tarihli ve 2007/59 sayılı Genelge gereğince EK-1, EK-2 ve EK-3 belgeleri bizzat başvuru yoluyla Kuruma ibraz etmedikleri için işlemi sonuçlandırılmayan sigortalıların tahsis işlemleri, aylığa hak kazanma şartlarını yerine getirmeleri kaydıyla ilk tahsis talepleri dikkate alınarak, bu Genelge hükümlerine göre sonuçlandırılacaktır. Ayrıca, bu durumda olup da talepleri reddedilen yada EK-1, EK-2 ve EK-3 belgelerinin gönderildiği tarih esas alınarak aylıkları bağlananların yazılı müracaatları üzerine, aylığa hak kazanma şartlarını yerine getirmeleri kaydıyla ilk tahsis talepleri dikkate alınarak, aylıkları bağlanacak yada karar tashihi yapılacaktır.

Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi ile 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi örnekleri ünitelerce yeteri kadar çoğaltılıp ilgililere verilebileceği gibi, başvuru sahiplerince Kurumun İnternet sayfasından da temin edilebilecektir.

2- Hak Sahiplerinin Borçlanması ve Aylığa Hak Kazanma Şartları

19/08/2003 tarihli 8-17 Ek Genelge ile talimatlandırılan ölenin yurtdışı sürelerinin ve askerlik süresinin borçlandırılmasında önceliğin yurtdışı borçlanmasına verilmesi gerektiği hususu ile ilgili uygulamaya 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için devam edilecektir.

Buna göre;

  1. a) Türkiye’de hizmeti bulunmayan sigortalıların hak sahipleri ölenin yurtdışındaki hizmetleri aylık bağlanmasına yeterli ise öncelikle bu hizmetlerini 3201 sayılı Kanunun öngördüğü şartlarla borçlanacaklardır. Hak sahipleri aylığa yetecek gün sayısı kadar borçlanabilecekleri gibi ölenin yurtdışında geçen hizmetlerinin tamamını da borçlanabileceklerdir.
  2. b) Türkiye’de hizmeti bulunmayan sigortalıların hak sahipleri, ölenin yurtdışında geçen hizmetlerinin tamamını borçlandıkları halde, bu hizmetler aylık bağlanması için yeterli olmadığı taktirde, ölenin askerlik süresinin tamamını yada aylık almaya hak kazanacakları kadarını borçlanabileceklerdir.
  3. c) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkeler ile Türkiye’de hizmeti bulunan ve ölenin askerlik süresi ile birlikte aylık bağlanmasına hak kazanan hak sahipleri, ölenin askerlik süresini borçlanabilecekler, bunlardan ölenin yurtdışında geçen hizmetlerini borçlanmaları istenilmeyecektir. Almanya’dan prim iadesi alanların hak sahipleri hakkında da benzer uygulama yapılacaktır.

Hak sahiplerine borçlandıkları yurtdışı sürelerine istinaden aylık tahsisi için; tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması, 5510 sayılı Kanunla mülga kanunların yürürlükteki hükümlerine veya sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmış olması ve Kuruma yazılı başvuruda bulunulması şarttır.

Kanunda, hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için yurda kesin dönüş zorunluluğunun gerektiğine dair herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, hak sahiplerine borçlandıkları sürelere istinaden aylık bağlanmasında kesin dönüş şartı aranmayacaktır. Hak sahipleri sadece 28/08/2008 tarihli ve 26981 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde öngörülen yoklama işlemleri kapsamında bulunduklarından aynı Yönetmelikte öngörülen “Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi”ni doldurmaları yeterli olacak, bunlardan ayrıca 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi istenmeyecektir.

5754 sayılı Kanunun 20 nci maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan ve 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ölenlerin hak sahiplerince 3201 sayılı Kanuna göre borçlanarak 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeme şartının yerine getirilmesine imkan bulunmamaktadır. Ancak, yurtdışı hizmet borçlanması yaparak, 32 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen en az 1800 gün prim ödeme şartını yerine getirilmesi halinde ölüm aylığı bağlanacaktır.

3-Aylık Hesabına Esas Kazançların Tespiti

3201 sayılı Kanuna göre borçlandıkları hizmetleri dikkate alınarak, aylık talebinde bulunanların yurtdışı hizmet borçlanma sürelerine ait kazançların 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunan sigortalılar ile bunların hak sahiplerine bağlanacak aylıkların hesabına esas yıllık kazançların tespitinde, 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin son ve geçici 7 inci maddesinin dördüncü fıkrası dikkate alınacaktır.

Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında borçlandırılan sürenin 08/05/2008 tarihinden önceki ve sonraki bir süreye ait olup olmadığına bakılmaksızın, borçlanma miktarının tespiti için seçilen prime esas kazanç, borcun ödendiği tarihteki prime esas asgari kazanca oranlanarak, söz konusu oran borçlanılan sürelere ait ayların prime esas asgari kazançları ile çarpılarak bulunan tutarlar, ilgili ayların prime esas kazanç olarak kabul edilecektir. Ancak, hesaplanan prime esas kazanç hiçbir şekilde ilgili ayın prime esas kazancın alt sınırından az, üst sınırından fazla olmayacaktır.

Örnek 1 :16/06/2008 tarihli dilekçesi ile Almanya’da 01/01/1990 – 31/12/1990 tarihleri arasında geçen sigortalılık süresini 20,28 YTL prime esas kazanç üzerinden borçlanan ve borçlanma bedeli 20,28 X % 32 X 360 = 2336,40 YTL’ yi 18/07/2008 tarihinde ödeyen sigortalının 1990 yılına ait prime esas kazancın hesabında seçilen bir günlük prime esas kazancın borcun ödendiği tarihteki bir günlük prime esas kazancın alt sınırına oranı 20,28/21,29 = 0.9525 olarak bulunacak, ancak bu oran 1 tam sayısının altında olması nedeniyle 1 olarak kabul edilecektir. 01/01/1990–30/06/1990 tarihleri arasındaki 1990 yılının birinci yarısındaki günlük prime esas kazancın alt sınırı 5 950 Türk Lirası , toplam prime esas kazancı 5 950 X 1 X 180 = 1 071 000 Türk Lirası olacaktır. Daha sonra 1990 yılının ikinci yarısındaki günlük prime esas kazancın alt sınırı 7 467 Türk Lirası dikkate alınarak, bu süredeki prime esas kazancı 7 467 X 1 X 180 = 1 344 060 Türk Lirası olarak tespit edilecektir. Bu durumda, aylık hesabında esas alınacak olan 1990 yılı prime esas kazanç toplamı 1 071 000 + 1 344 060 = 2 415 060 Türk Lirasıdır.

Örnek 2 : 16/07/2008 tarihli dilekçesi ile Tunus’ta 01/04/2005 – 30/06/2005 tarihleri arasında geçen sigortalılık süresini 40 YTL prime esas kazanç üzerinden borçlanan ve borçlanma bedeli 40 X % 32 X 90 = 1 280 YTL’ yi 23/07/2008 tarihinde ödeyen sigortalının 2005 yılına ait prime esas kazancın hesabında seçilen bir günlük prime esas kazancın borcun ödendiği tarihteki bir günlük prime esas kazancın alt sınırına oranı 40 / 21,29 = 1,8788 olarak bulunacaktır. 01/04/2005 – 30/06/2005 tarihleri arasındaki 2005 yılının birinci yarısındaki günlük prime esas kazancın alt sınırı 16,29 YTL dikkate alınarak bir günlük prime esas kazanç 16,29 X 1,8788 = 30,61 YTL, aylık hesabında esas alınacak olan toplam prime esas kazanç 30,61 X 90 = 2 754,90 YTL olarak tespit edilecektir.

Örnek 3 : 10/08/2008 tarihli dilekçesi ile Avusturya’da 01/01/2005 – 30/06/2005 tarihleri arasında geçen sigortalılık süresini 21,29 YTL prime esas kazanç üzerinden borçlanan ve borçlanma bedeli 21,29 X % 32 X 180 = 1 225,80 YTL’yi 26/10/2008 tarihinde ödeyen sigortalının 2005 yılına ait prime esas kazancın hesabında seçilen bir günlük prime esas kazancın borcun ödendiği tarihteki bir günlük prime esas kazancın alt sınırına oranı 21,29 / 21,29 = 1 olarak bulunacaktır. 01/01/2005 – 30/06/2005 tarihleri arasındaki 2005 yılının birinci yarısındaki günlük prime esas kazancın alt sınırı 16,29 YTL dikkate alınarak bir günlük prime esas kazanç 16,29 X 1= 16,29 YTL, aylık hesabında esas alınacak olan toplam prime esas kazanç 16,29 X 1 X 180 = 2 932,20 YTL olarak tespit edilecektir.

4-Borçlanılan Sürelerin Basamak İntibakında Değerlendirilmesi

Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanuna göre 01/10/2008 tarihinden geçerli olmak üzere gerek 1479, gerekse 2926 sayılı Kanuna tabi olan sigortalıların primlerinin tespitinde basamak sistemi uygulanmasından vazgeçilerek, prime esas kazanç sistemi uygulaması getirilmiştir. Diğer taraftan, borçlanılan bedelin tespitinde esas alınan %32 oranının içinde genel sağlık sigortası primi de yer almaktadır.

Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunan sigortalılar yönü ile 01/10/2008 tarihinden önceki yurtdışı hizmet borçlanma sürelerine ait kazançlar 1479 veya 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre basamak intibakında, bu tarihten sonraki yurtdışı hizmet borçlanma sürelerine ait kazançlar ise 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre değerlendirilecektir.

Bu durumda, borçlandırılan sürelerin 01/10/2008 tarihinden önceki süreleri kapsaması halinde, Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün (Devredilen) 31/05/2005 tarih 80171 sayılı Genelge ve sigortalı tarafından seçilen kazancın %20’sine isabet eden malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim tutarı esas alınarak bir aylık gelir; (seçilen prime esas kazanç X %20 X 30) formülüne göre hesaplanacak ve basamak intibakı 1479 ve 2926 sayılı kanunlarda yer alan prim gösterge tablolarına göre yapılacaktır.

Örnek 1: 10/08/2008 tarihili dilekçesi ile 01/01/1990- 31/12/2004 tarihleri arasındaki Hollanda’da geçen sürelerini 21,29YTL prime esas kazanç üzerinden borçlanan ve borçlanma bedeli 21,29 X % 32 X 5 400 = 36 774 YTL’ yi 01/09/2008 tarihinde ödeyen sigortalının borçlandığı süreye ait basamak intibakının tespitinde, öncelikle borcun ödendiği 01/09/2008 tarihinden borçlanılan gün sayısı kadar (5 400) geriye gidilerek ilk işe giriş tarihi 01/09/1993 olarak bulunur. Bu yıldan itibaren birinci basamaktan başlamak üzere her yıla bir basamak verilmek üzere 1999 yılındaki basamak 7 olarak tespit edilir. Daha sonra, seçilen prime esas kazancın %20’si üzerinden hesaplanacak (21,29 X % 20 = 4,26 YTL) tutarın 30 ile çarpılması sonucu bulunacak tutar (4,26 X 30 = 127,80 YTL) bir ay için (30 gün) yatırılması gereken prim miktarı olarak belirlenir. Bu şekilde tespit edilen prim dikkate alınarak borçlanma tutarının ödendiği tarihteki 1479 sayılı Kanunun 50 nci maddesine göre prim ödemesi gereken basamaklarına karşılık gelen (sağlıksız prim) prim tutarlarından en yakın basamak tespit edilir. Bu örnekte 127,80 YTL’nin karşılığı 8 inci basamak olarak tespit edilecektir. Bu şekilde tespit edilen basamak, sigortalının en son yükseldiği basamak olarak kabul edilecek ve bu basamak aylık hesabında dikkate alınacaktır. 1479 sayılı Kanunun 52 nci maddesine göre intibak ettirilen basamak 50 nci maddesine göre tespit edilen son basamağını geçemeyecektir. Ancak, 01/01/2000 tarihinden önceki süreler için borçlanma yapılıp karşılığı olan tutar, 01/01/2000 tarihinden önce ödenmiş ise aylık prim miktarına tekabül eden en son basamağı geçemeyecek hükmü uygulanmayacaktır.

Örnek 2: 01/09/2009 tarihili dilekçesi ile 01/01/1990 – 31/12/2004 tarihleri arasındaki Belçika’daki geçen sürelerini 25,00 YTL prime esas kazanç üzerinden borçlanan ve borçlanma bedeli 25,00 X % 32 X 5400 = 43 200 YTL’ yi 01/12/2009 tarihinde ödeyen sigortalının borçlandığı süreye ait basamak intibakı, önce 1479 sayılı Kanunun 50 nci maddesine göre 1999 yılı basamağı yukarıdaki örnekte açıklandığı şekilde tespit edilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, borçlanma tutarı 01/10/2008 tarihinden sonra hangi tarihte ödenirse ödensin borç ödeme tarihi 30/09/2008 olarak alınacak ve basamak intibakı bu tarihe göre yapılacaktır. Daha sonra, seçilen prime esas kazancın %20’si üzerinden hesaplanacak tutarın (25,00 X % 20 = 5,00 YTL) 30 ile çarpılması sonucu bulunacak tutar (5,00 X 30 = 150,00 YTL) bir ay için (30 gün) yatırılması gereken prim miktarı olarak belirlenir. Bu şekilde tespit edilen prim dikkate alınarak en son yürürlükte bulunan 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalıların 50 nci maddeye göre prim ödemesi gereken basamaklarına karşılık gelen sağlıksız prim tutarlarından en yakın basamak tespit edilir.

Örnek 3: 01/01/2010 – 31/12/2024 tarihleri arasında yurtdışında geçen sürelerini 01/01/2030 tarihinde ödeyen sigortalının sigorta başlangıç tarihi borç ödeme tarihinden başlayarak borçlanılan 5400 gün geriye gidilerek 01/01/2015 olarak bulunur. Ancak aylık hesabında dikkate alınacak kazançların hesaplanmasında kazanç yılları 01/01/2010 ile 31/12/2024 tarihleri olarak alınacaktır. Borçlanma işlemi 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunan sigortalıların borçlanmaları gibi sonuçlandırılacak ve bu borçlanma işleminde basamak tespiti yapılmayacaktır.

Örnek 4 : 01/01/1990 – 31/12/2014 tarihleri arasındaki yurtdışı sürelerini 01/01/2016 tarihinde borçlanarak aynı tarihte ödenmesi halinde, borçlanılan süreler, 01/01/1990 – 31/09/2008 tarihleri arasındaki süre için 30/09/2008 tarihinden 1/10/2008 tarihinden önceki borçlanılan yurtdışı gün sayısı kadar geriye gidilerek, yukarıdaki 2 inci örnekte olduğu gibi basmak tespit edilecektir. 1/10/2008 – 31/12/2014 tarihleri arasındaki sürenin değerlendirilmesi ise 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin son fıkrası hükümlerine göre neticelenecektir.

 

E- YOKLAMA İŞLEMLERİ

 

3201 sayılı Kanuna göre yurtdışı sürelerini borçlanarak aylık bağlananların aylık alma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla yürütülecek yoklama işlemleri, Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;

1- Borçlandıkları süreler dikkate alınarak malullük, yaşlılık ve emekli aylığı bağlananların aylık alma şartlarının devam edip etmediği hususu, Kurumca, gerekli görülen zaman ve hallerde araştırılabilecektir.

2- 3201 sayılı Kanuna göre malullük, yaşlılık ve emekli aylığı bağlanıp altı aydan daha uzun süre yurtdışında bulunmuş olanlar, yurtdışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını gösterir belgeleri, bu Genelge eki 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Alanlara Mahsus Yoklama Belgesi ile birlikte altı aylık sürenin dolduğu tarihten sonra üç ay içinde Kurumun söz konusu aylığı bağlayan ilgili ünitesine vereceklerdir. Yurtdışında bulunulan altı aylık sürede çalışmayan ve ikamete dayalı sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği almayanların durumlarını 3201 Sayılı Kanuna göre Aylık Alanlara Mahsus Yoklama Belgesi ile Kuruma bildirenlerden, ayrıca bir belge istenmeyecektir.

3- 3201 sayılı Kanuna göre malullük, yaşlılık ve emekli aylığı bağlananların altı aydan daha uzun süre ile yurt dışında bulunup bulunmadıkları, her yıl Emniyet Genel Müdürlüğünden alınacak kayıtlarla tespit edilecektir. Söz konusu uygulamanın kapsamı, şekli ve diğer usul ve esasları Kurum ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasında yapılacak olan protokolle belirlenecektir.

4- Yıl içinde aylık bağlananların yoklama işlemleri, takip eden yıldan itibaren başlatılacaktır.

5- Yoklama işlemleri sonucunda altı aydan daha uzun süre yurtdışında bulundukları halde, yurtdışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını gösterir belgeleri, 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Alanlara Mahsus Yoklama Belgesi ile birlikte süresi içinde Kuruma vermediği tespit edilenlerin aylıkları, bildirim yapılmaksızın söz konusu belgelerin intikaline kadar durdurulacaktır.

6- Aylıkları durdurulanların Kuruma ibraz edecekleri belgelerden yada Kurumca yapılacak olan araştırma sonucunda, yurtdışında;

(a) Çalışmadıkları, ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği almadıkları tespit edilenlerin aylıkları, durdurulduğu tarihten geçerli olmak üzere ödenecektir.

(b) Çalıştıkları, ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği aldıkları tespit edilenlerin aylıkları, bu Genelgenin (F) bölümünde yapılan açıklamalara göre kesilecektir. Yersiz yapıldığı tespit edilen ödemeler, 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi hükümlerine göre geri alınacaktır.

7- Yurtdışı hizmetlerini borçlanarak aylık bağlananların, sosyal güvenlik kanunlarına göre aylık alma şartlarının devam edip etmediğinin tespitinde Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde yer alan yoklama işlemleri ile ilgili hükümleri de uygulanacaktır. Hak sahiplerine yurtdışı hizmet borçlanması yoluyla bağlanan aylıklara ilişkin yoklama işlemleri de, adı geçen Yönetmelik hükümlerine göre sürdürülecektir.

F- AYLIKLARIN KESİLMESİ VE YENİDEN BAĞLANMASI

Kanunun 6 ncı maddesinin (B) fıkrasında ve Yönetmeliğin 15 inci maddesinde, borçlanılan sürelere istinaden bağlanan malullük, yaşlılık ve emekli aylıklarının kesilmesi ve yeniden bağlanmasına ilişkin esaslar belirlenmiştir.

Buna göre; borçlandıkları sürelere istinaden aylık bağlananların aylıkları, yurtdışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışmaya, ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği almaya başladıkları, Türkiye’de sosyal güvenlik kanunlarına göre sigortalı olarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilecektir.

Söz konusu düzenleme ile 3201 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin 06/07/2007 tarihli ve 26574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelikte yer alan “kesin dönüş” ibaresinin tanımı ve 5754 sayılı Kanunla 3201 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddenin 08/05/2008 tarihinden önce borçlandıkları yurtdışı hizmetlerine göre aylık bağlanmış olanların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına ilişkin birinci fıkrası hükmü dikkate alınarak, aylıkların kesilmesi ve yeniden bağlanmasına ilişkin esaslar aşağıda açıklanmıştır:

1- 2147 sayılı Kanuna göre borçlanarak aylık bağlanan veya bundan sonra bağlanacakların aylıkları yeniden yurtdışında çalışmaya başladıkları, ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği almaya başlamaları durumunda kesilmeyecek, yurtiçinde sosyal güvenlik kanunlarına tabi çalışmaları halinde sosyal güvenlik destek primi hükümleri dahil olmak üzere ilgili sosyal güvenlik kanununun öngördüğü hükümler uygulanacaktır.

2- 3201 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 22/05/1985 tarihinden sonra yurtdışı sürelerini borçlanarak aylık bağlanan veya bağlanacak olanların aylıkları, yurtdışında çalışmaya başlamaları halinde çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilecektir.

3- 3201 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 22/05/1985 tarihinden sonra yurtdışı sürelerini borçlanarak aylık bağlanan veya bağlanacak olanların aylıkları, 06/07/2007 tarihinden sonra yurtdışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği almaları halinde, bu ödenekleri almaya başladıkları tarihten itibaren kesilecektir. Bu tarihten önce yurtdışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği almaya başlayıp, bu ödeneklerini bu tarih itibaren de almayı sürdürenlerin ödenekleri kesilinceye kadar aylıkları kazanılmış hak olarak devam ettirilecektir. Ancak, bunların aylıkları, yurtdışında yeniden ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği almaya başlamaları halinde kesilecektir.

4- 3201 sayılı Kanuna göre aylık bağlandıktan sonra 2008 yılı Ekim ayı başından önce Türkiye’de sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaya başlayanlar hakkında sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler dahil olmak üzere ilgili sosyal güvenlik kanununun öngördüğü hükümler uygulanacaktır. Ancak, 2008 yılı Ekim ayı başından önce başlayan çalışma nedeniyle 5510 sayılı Kanunla mülga sosyal güvenlik kanunlarına göre 2008 yılı Ekim ayı başı itibariyle sosyal güvenlik destek primine tabi tutulanlar hakkında, bu Genelgenin (G) bölümünün beşinci paragrafı uygulanacaktır.

5- 2008 yılı Ekim ayı başından önce veya sonra 3201 sayılı Kanuna göre aylık bağlanan yada bağlanacak olanların bu tarihten sonra 5510 sayılı Kanuna göre sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde aylıkları, çalışmanın başladığı tarih itibariyle kesilecek, 5754 sayılı Kanunla değişik 3201 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin (B) fıkrası hükmüne göre 5510 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ve geçici 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmayacağından, bunlar sosyal güvenlik destek primine tabi tutulmayacaktır.

6- Aylıkları kesilenlerden yurtiçinde veya yurtdışında çalışması sona erenlerin veya yurtdışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği alanlardan bu ödenek ve yardımları sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini takip eden ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanacaktır.

7- Çalışmanın sona ermesi nedeniyle aylıkların yeniden ödenmesi talebinde bulunanların çalışmaları;

(a) Yurtiçinde geçmişse, bu çalışmalar da dikkate alınarak aylıklar, ilgili sosyal güvenlik kanunlarındaki hükümlere göre hesaplanarak,

(b) Yurtdışında geçmişse, kesildiği tarihteki aylığı, tekrar bağlanan aylığın başlangıç tarihine kadar ilgili sosyal güvenlik kanunlarındaki artış hükümlerine göre yükseltilerek,

yeniden bağlanacaktır.

8- Aylığın kesildiği süre içinde yurtdışında geçen sigortalılık sürelerinin Kanuna göre borçlanılması halinde, bu süreler ve bu sürelere ait prime esas kazançlar, ilgili mevzuat çerçevesinde yeniden aylık bağlanmasında değerlendirilecektir.

          9- Borçlanılan yurtdışı sürelerine istinaden hak sahiplerine bağlanan aylıkların kesilmesi ve yeniden bağlanmasında ilgili sosyal güvenlik kanunu hükümleri uygulanacaktır.

G- KAZANILMIŞ HAKLARA İLİŞKİN HUSUSLAR

Kanunun geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, 08/05/2008 tarihinden önce yurtdışı borçlanma talebinde bulunanlardan; borç tahakkuku yapılmış olanların, borç tahakkuku ile ilgili işlemleri devam edenlerin, tahakkuk ettirilen borçlarını ödeyenlerin ve borçlandıkları yurtdışı hizmetleri dikkate alınarak aylık bağlanmış olanların kazanılmış hakları saklıdır.

Yönetmeliğin geçici 6 ncı maddesi ile Kanunun bu hükmü aynen korunduktan sonra ek olarak, bunların borçlanma işlemlerinin, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümlerine göre sonuçlandırılacağı ve 08/05/2008 tarihinden önce Bakanlar Kurulu Kararı ile en son değiştirilen dövizin miktarı, tahakkuk ettirilmiş borçlarının tamamını ödememiş olanların bakiye borç sürelerine uygulanacağı hükümlerine yer verilmiştir.

Düzenlemeye göre, 08/05/2008 tarihinden önce yurtdışı borçlanma başvurusunda bulunanlardan; borç tahakkuku ile ilgili işlemleri devam edenlerin, borç tahakkuku yapılmış olanların ve tahakkuk ettirilen borçlarının tamamını ödemeyenlerin Kanunun değiştirilmeden önceki 4 üncü maddesine istinaden borçlarını günlüğü 3,5 Amerikan Doları üzerinden ödemelerini yapabileceklerdir. Bu borçlanmaların ödenmesinde süre şartı bulunmadığından, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılan ödemeler geçerli sayılacaktır.

08/05/2008 tarihinden önce Kanuna göre yurtdışı borçlanma başvurusunda bulunup tebliğ edilen borçlarının bu tarihten önce veya sonra ödenip ödenmediğine bakılmaksızın 08/05/2008 tarihinden sonra yapılan tahsis başvurularında, aylıklar Genelge’nin (D) bölümünde açıklanan şartlarlarla bağlanacak, bağlanan aylıkların yoklanması (E), kesilmesi ve yeniden bağlanmasında ise (F) bölümünde açıklanan esaslar uygulanacaktır.

Ancak, 2008 yılı Ekim ayı başı itibariyle Türkiye’deki çalışma nedeniyle sosyal güvenlik kanunlarının ilgili hükümlerine (506 sayılı Kanunun 63 üncü maddesinin (B) bendi, 1479 sayılı Kanunun ek 20 nci maddesi)   göre sosyal güvenlik destek primi ödeyenlerin bu statüleri çalışma sona erinceye kadar kazanılmış hak olarak devam ettirilecektir. Bunların sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaları sona erdikten sonra Türkiye’de yeniden sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde, haklarında sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümleri uygulanmayarak, aylıkları kesilecektir.

Yönetmeliğin 2 nci maddesinde, ikili veya çok taraflı sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış olup olmadığına bakılmaksızın yabancı bir ülkede geçen sigortalılık veya ev kadını sürelerinde ve borçlanma talep tarihinde Türk vatandaşı olanları kapsadığı hükmü yer almaktadır. Yeni düzenleme ile borçlanılan sürelere istinaden aylık talebinde bulunmada ve aylık alma süresinde Türk vatandaşı olma şartı kaldırılmıştır. Bu nedenle yurtdışı sürelerini borçlananların gerek aylık talebinde bulundukları tarihte, gerekse aylık aldıkları sürede, Türk vatandaşlığını kaybetmeleri durumunda aylıkları kesilmeyecektir.

Bununla birlikte, Türk vatandaşlığını kaybettiklerinden dolayı eski Yönetmelik hükümlerine göre aylıkları bağlanmayan veya aylığı bağlandıktan sonra Türk vatandaşlığını kaybetmesi nedeniyle aylıkları durdurulan veya kesilenlerin 08/05/2008 tarihinden sonra yaptıkları veya yapacakları tahsis başvuruları üzerine, taleplerini takip eden aybaşından itibaren bağlanacaktır.

Türk vatandaşı olmadıkları için ölüm aylığı talepleri reddedilen hak sahipleri hakkında da, aylığa hak kazanmaları halinde, yukarıdaki paragrafta belirtilen esaslara göre işlem yapılacaktır.

  H – DİĞER İŞLEMLER

 

1- 3201 sayılı Kanunun 08/05/2008 tarihinden önceki hükümlerine göre yapılan borçlanma işlemlerinde, borçlanma başvurusunun farklı kuruma yapıldığının tespiti halinde borçlanma işlemi iptal edilecek, borç ödenmiş ise borçlanma tutarı ödeme tarihindeki Türk Lirası tutarı üzerinden ilgiliye iade edilecek ve aynı borçlanma talep dilekçesi, borçlanma işlemini yapması gereken kuruma gönderilecektir. Bu durumda olanların borç tahakkukları günlük 3,5 ABD Doları üzerinden yapılacaktır. Ancak, Kanunun 08/05/2008 tarihinden önceki hükümlerine göre Bağ-Kur’a borçlanılan ev kadını olarak geçen sürelerle çakışan, çalışılan veya çalışılmış gibi kabul edilen sürelerin (çocuk yetiştirme süresi gibi) bulunduğunun tespiti halinde,  çalışılan veya çalışılmış gibi kabul edilen sürelere ait borçlanma işlemi iptal edilecek, borçlanma tutarı da ödeme tarihindeki Türk Lirası tutarı üzerinden ilgililere iade edilecektir. Bu sürelerin yeniden borçlanılmak istenilmesi halinde ise borçlanma işlemi, Türkiye’deki son sigortalılık durumuna göre ilgili sosyal güvenlik kurumunca, Kanunun 08/05/2008 tarihinden sonraki hükümlerine göre neticelendirilecektir.

2- Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine ve hak sahiplerine kısmi aylık bağlananlardan yurtdışı borçlanması yaparak aylıklarını tam aylığa yükseltme talebinde bulunanlardan, sigortalılar için bu Genelgenin (D/1), hak sahipleri için (D/2) bölümünde belirtilen şartlar aranacaktır. Ancak borcunu ödeyen sigortalıların kısmi aylığı, borcun ödendiği tarih kesin dönüş tarihinden önce ise kesin dönüş tarihini, kesin dönüş tarihinden sonra ise borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından, hak sahiplerinin kısmi aylığı ise borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren tam aylığa yükseltilecektir.

3- 5754 sayılı Kanunla 3201 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddenin  ikinci fıkrasına göre, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa  aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki   yurtdışı borçlanma süreleri de, aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilecektir. Bunların aylıklarının hesabında 5510 sayılı Kanunun  geçici 2 nci maddesi hükümleri uygulanacaktır. Bu durumda olanların borçlanma       işlemleri Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığınca yürütülecektir. Başvuru sahibinin Türkiye’deki ikametgahının bulunduğu yerdeki sosyal güvenlik il müdürlüğüne yada sosyal güvenlik merkezine müracaat edenlerin borçlanma talep belgelerinin en kısa sürede Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığına gönderilmesi sağlanacaktır. 22/05/2008 tarih 2008/44 sayılı Genelgenin (B/2) bölümünün (d) maddesi, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce anılan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanları kapsamaktadır.

4- 2009 yılı için belirlenen asgari ücret tutarları dikkate alınarak, yurtdışı hizmet borçlanması talebinde bulunanların bir gün için tahakkuk ettirilecek borçlanma tutarı; 01/01/2009-30/06/2009 tarihleri arasında asgari günlük (22,20 x %32) 7,10 Türk Lirası, azami günlük (144,30 x %32) 46,18 Türk Lirası, 01/07/2009-31/12/2009 tarihleri arasında ise asgari günlük (23,10 x %32) 7,39 Türk Lirası , azami günlük (150,15 x %32) 48,05 Türk Lirası olarak uygulanacaktır.

5- 12/07/2007 tarihli 2007/59 sayılı Genelge ile daha önce yurtdışı borçlanması ile ilgili yayımlanmış diğer genelge ve genel yazıların bu Genelgeye aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Bilgi edinilmesini ve gereğini rica ederim.

 

 

 

                                                                                                                 Fatih ACAR

                                                                                                           Kurum Başkanı V.

 

 

EKLER:

EK-1 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde

Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi

EK-2 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Alanlara

Mahsus Yoklama Belgesi

 

 

 

DAĞITIM         :

Gereği                 :                                                            Bilgi         :

Merkez ve Taşra Teşkilatlarına                                       Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu HTML Etiketlerini ve Özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong> <img src="" alt="" class="" width="" height="">